30 Ocak 2009 Cuma
cingöz
cingözüm koca göbekli kart sesli oğlum...
nevrotik kedilerle ilgili bir kitap okudum bu sabah..
acaba o da mı nevrotikti?
kaçtı gitti..
özledim..
25 Ocak 2009 Pazar
meraklılar

21 Ocak 2009 Çarşamba
bugün sevdim kendimi!

inanılmaz bir geceydi..
kendi kendime uyuyo takliti yaptım, açılan telefonlara uykuluymış sesiyle konuştum..
uyumuyordum, uyanıktım aslında..
sonra..
sonrasında derin bir uyku gelid evet, rüyalar rüyalar...
gördüklerim saçmasapandı anlamsızdı sanki, anlam aramaktan korktuğumdan da olabilir, ummadığım insanları gördüm ben dün gece...
gelmesini istediklerim yoktu rüyamda,
beklenmedik misafirlerle doluydu..
neyse..
gözümü açtığım ilk anda uyurken verdiğim kararları uygulamaya yemin ettim bir kere..
BUGÜN SEVDİM KENDİMİ, KEDİLERİMİ SEVER GİBİ!
tam da şimdi lamassu aradı beni, canımmm:)))
bugün güzel bir gece olacak gibi geliyor bana:)
yeni bir film günü..
süper süper...
hadi bakalım hayırlısı!
20 Ocak 2009 Salı
hayat?

lekesiz zihin

uyku..

sakladım yüzümün yarısını..
bugün kendime bir sır verdim.
bu sırrı kendime bile ikinci defa söylemeyeceğim..
ve yine bugün;
bir dost bana bir sır verdi, tebrik ettim..
bir dost bana bir haber verdi, sevindim..
bir dost bana destek verdi, teşekkür ettim..
laneti aradım bir şarkıda, buldum.
dinledim, dinledim..
uyumaktı aslında tek isteğim..
ve en çok günlerin hızla geçmesini diledim..
kendi adıma birşey yapmadım bugün uyumaktan başka,
ve şimdi yine iyi uykular bana...
17 Ocak 2009 Cumartesi
Serpil'e
ama ben hep mavi olmasını istiyorum.. biliyorum o şimdi mutsuz biraz, biraz öfkeli, acıtmışlar, incitmişler.. elimden gelse hepsinin karşısına dikilip hesap sorarım, ama bilirim ki istemez o bunu, güçlü çünkü, tek başına yapmak ister..
yalnızlığın acısı ikimiz de çekiyoruz, ben ağlarken içime akıtıyorum, o kusuyor belki, belki de böyle rahatlıyor..
birgün vardı, konuştuk geçenlerde nasıl başladı arkadaşlığımız diye, güzeldi eskileri hatırlamak..
hani birisini tanırsınız da sanki yıllardır hayatınızdaymış hissi uyandırır..
ve bir gündü yine, ağlamak istedim o gün, kime ağlıycağımı da bilemedim, aslında utandım en çok, biraz çok da zayıf görünmekten korktum..
bana öğretildi ki; kimseye zayıf taraflarını göstermeyeceksin, yoksa gelip ordan vururlar seni..
ama ben anlamıştım ilk gördüğümde onu, dost olmuştu o bana..
ve ağladım..
dinleyen olmuştu, nasıl isterdim şimdi ben de onu dinlesem..
elimden de gelir mi bilmem, ne gelir elimden, ne kadar gelir...
çok söz söyleyip de büyüsünü bozacak değilim hislerimin..
ve yine bilirim ki dile düşünce sevgiler de azalır, azaltılır..
o da zaten bilir ki söylememe gerek yok tüm bunları..
ve o bilir onu sevdiğimi..
(bana bir gün "en sevdiğim puantiyeli yastık kılıfım, en güzel çikolatalı pastam" demişti, böylesine bir şeyi ilk defa duydum ben, ve o benim en sevdiğim "kırmızı berem", "en tatlı sakızlı muhallebim")
Serpilimm seviyorum seniiii
İYİ Kİ VARSIN KARDEŞİMM!!!!!!
16 Ocak 2009 Cuma
müsadenizle..

ey sevgili!
"Eğ başını eğeceksen, yalnızca aşk için eğ!"
ben sana güvenmiştim oysa..
güvenmek için emeklemiştim sana, dizlerimin üstünde geldim karşına..
eğildim çok, dimdik durabilmek uğruna dinlenircesine eğildim aslında..
güçsüzlüğümden değildi, korkaklığımdan hiç değil..
"ölürüm yoluna ölürüm de yine boyun eğmem.
yakarım dünyayı uğruna ama sana eğilmem.
öyle sınırsız oyle derin oyle çok severim ki korkarsın
kuruyup çöle dönsemde pare pare olsamda yenilmem"
kimseye değil, aşka eğildim ben...
aşk kimdeyse ona..
ve şimdi eğilme sırası aşkta..
(Artık ben müsadenizi istiyim...)
for xxx the cool-makinasever

o gece ölsemeydik bu gece ölebilirdik:)
1water- başşocuuuğuumm...
başşo- birsuuuuu...
yase- bakaşşş
başşo-yaseeee
1water- kızlar yüreğim sızlar..
(tüm bunlar gerçekleşirken sevgi kelebekleri büyük bir mutlulukla uçuşmaktaydılar)
ve bir anda, hiç beklenmedik bir anda, sigarası gelen yasemin hiç bir yerde çakmak bulamayarak, süper zeki planını yaptı:
ınınınınnn...
saç maşaşı diye bişey vardı, gayet güzel saçları yakıyordu, neden sigarayı da yakmasındı?
evet sigarayı yaktı..
ama o ateşten hayır gelmedi..
başak kopuşlardayken kendi çapında
yerlerde falan, ayaklarını vuruyo, kahkaha atıyo,
zeki planımın fos çıkmasından muzdarip bir utanç içinde
ama arkadaşına da kıyamaıyo falan
neyse
sonuç:
1-maşa bir daha kullanılamadı
2-yanmadı zannedilen sigara aslında yanıyordu
3-çöp kutum tutuştu
4-yıkılmadık ayaktayız
5-ve daha diğerleri
6-ha bir de saz arkadaşları
7- size ne falan filan...
manyak insana-ismi lazım değil:)
ve gerçekten ölmek üzereyken bir gün
ya dedim içimden
iyi ki varmış arkadaşım
pişşt kızıııımm sana söölüyorumm
iyi ki varsın!!
(of ne saçma bi yazıydı ya ben bile inanamadım:)))))
kim için yazıldığını ve
karşılığını merak edenler baksın da rahatlasın: http://sthinmypocket.blogspot.com/2009/01/ge-kalm-yllk-yazs.html
(şu üsttekine tıklayıverince oluyo bilmem anlatabildim mi?)
12 Ocak 2009 Pazartesi
girl, you'll be a woman soon
please come take my hand
girl, you'll be a woman soon
soon you'll need a man"
ne kadar yalnız kalmayı düşlesek de hepimiz bir an için, mümkün değil işte..
olmuyor nedense..
yalnız kalmak için ne kadar kaçarsak kaçalım, işte o sakin sesli adamın uzattığı eli tutmak istiyoruz..
bedenleri kız olanların da ruhları kadınlaşıyor birgün..
bedenleri kadın olanlarda anlıyor gerçekten kadınlığı..
bir gün gözlerini gözlerinden ayırmadan, gülümseyerek hatta, sevişmenin zevkini tatmak istiyor insan..
her erkek, her kadın gibi..
"Come on dance around
shine upon the ground
from me to you
don't you know i'm strong
I could win the world
for you for you
don't you ever cry
I would stop breathin'
for you for you"
güzel bir rüya görmüşcesine huzurluyum bugün..
belki de güzel bir rüyaydı gerçekten..
silip attığım 83 sayfanın yerine
binlerce sayfa yazabilirim artık...
bir arkadaşım çok sever, yollamıştı bu şarkıyı...
"the answer is blowin' in the wind"
11 Ocak 2009 Pazar
dünyanın merkezi
10 Ocak 2009 Cumartesi
yelkenli
neden diye sormuştu
sallansa da ruhum
denizi seviyorum demiştim
denizi seviyorum da hala
tuttu biraz beni
çok sallandı
dalgalıydı fazla
inmezdim yoksa
çünkü o bilir
"eski fenerler eski gemiler içindi"
yeniden başlamak için hayata
gemi değil de belki
bir yelkenliyle
rüzgarla..
yepyeni bir rüzgarla..
gidiyorum..
9 Ocak 2009 Cuma
kaçış

kedi maması-orda burda şurda

ruhunu ödünç ver bana!


Ve sen kelimelerimi çalıyordun..
Ben söyleyemiyordum…
Sanki yüzlerce binceler insan bana bakıyordu senin dışında, sen ve diğerleri vardı hayatımda… Sen ve senin dışındakiler..
Yıllar önce bestelediğim bir şarkının, hani öylesine, amaçsızca, bir kahramanı bile olmayan bir bestenin kahramanı oldun sen..
Ben yıllar önce seni anlatmışım ve kendimi…
Şimdi mırıldandım, daha az önce…
Ne güzel anlatmışım seni..
Bir dağın zirvesindeki kartopuyum, her itilişimde aşağıya, düşerken büyüyor, büyüyorum….
Hem kendimden hem de senden bir şeyler katarak kendime çoğalıyorum sanki…
Binlerce oluyorum ben içimde…
İçimde binlerce kişi…
Sen açık oturumda tartışıyorsun beni, o içindeki diğerleriyle..
Sorgu da bitmiyor, sual de…
Senin karşında idamı bekleyen mahkumlar gibi hissediyorum kendimi..
Ne zaman öleceğimi merak ediyorum..
Kelimeler ağzımdan, patlamış bir borudan fışkıran sular gibi hiç düşünmeden çıksın istiyorum...
Sonu nereye varacaksa varsın…
Ve sen yine…
Kelimelerimi çalıyorsun
Söyleyemiyorum…
Hayatta tek ihtiyacım olan şeydi
Tereddütsüz bir ruh…
Sonsuz aşk
Lanetli bir tereddüttü
Diye fısıldarken
Beynim kara bir dantel ören
Örümcek..
Ağlarıma takılmış bir böcekti
Beynimin orta yerinde
Ölü bir böcek…
Kanımdan daha sarhoş
Bir bardak şarapla
Çakırkeyif gülümsemesi dudaklarımda
Kime baktığımı bilemezken,
Tanıyamamışken tam da
Karşımda duranı
İçimden sana sesleniyordum..
“Ruhunu ödünç ver bana
Ona ihtiyacım var!”
Binlerce ayak izinde
Binlerce sigara izmaritinde
Günün ilk koşturmasıyla kuruyan dudaklarda
Karşılaşıyorduk senle..
Göz göze geliyorduk bazen de
Ya da burun buruna…
Kulaktan kulağa fısıldıyorduk
Bu büyük çığlığı…
Sana ihtiyacım var
Ruhunu ödünç ver bana….
“Nehirler akar mı bu bozkırın ardından
Suyun içinde balıklar boğuluyorken
Güneş doğar mı bu gecenin ardından
Örümcekler beynimde dolanıyorken..”
“Bir tek cevap vardı aslında
Söylemesi zor olsa da
Ölmek de yaşamak da birdi aslında
Ruh bedene fazlaymış
Kimi yaşar kimi kaçarmış
Bir ipte iki cambazmış
Sevişmek oysa…”
bu şarkının bittiği yerde

özür diliyorum senden
Tüm bu sessiz dualar ve korkarak işlenen suçlar
Ve tüm yalvarışlar cesaretini toplayıp da bir gün
Karşıma dikildi
Gözlerini gözlerimden ayırmadan
Sivrilmiş dişlerini göstererek
Kan akıtmaya yeminli aşklar
Son damlasında kayboldu rakının!
Nefesimdeki sarhoşluğu koklayarak
Deniz fenerinin altında
Çıldıran denizin, amaçsız vuruşlarıyla dalgaların
Vücudumdan ayrılmak isteyen ruhumun
Yer çekimine inat yükselen ve titreyen
O çok üşümüş benliğimin
Senin için kurduğu o tek hayale inat
Delirmiş dalgaların içinde boğulmak istiyorum!
Islak saçlarının dokunduğu her yeri titreten
Ve dokunduğu her yeri ürperten parmaklarının
Bir enstrüman çalar gibi ama bazen bilinçsiz
Dünümün bugünümün ve yarınımın şarkısı
Parmaklarından dökülen..
Mor bir düştü, yarı tanrı yarı insandı hayalet
Duvarda yumruğum, etimde dişim
Acıyordum, ağlıyordum!
Ve öfkeyle çığlık atarken
Deniz fenerine bakıyordum
Bulutlu muydu gökyüzü
Ay nerdeydi?
Soramıyordum
Sürünürcesine kaçıyordum gölgemden
Sevişircesine atlıyordum denize…
Bu şarkı biterken..
Bu şarkının bittiği yerde…
8 Ocak 2009 Perşembe
KaraKedi

Elinde bıçakla oyun oynayan çocuklar..
Kibritin yaktığı ateş, bıçağın kestiği ten…
Kadehteki dudak izi..
Yazılmamış kağıtlar..
Gökkuşağının kayıp rengi..
En zayıf halka..
Puzzle’ın eksik parçası…
İlk dokunuş..
Son gözyaşı…
Müziğini arayan sözler…
Midye kabukları..
Su kabakları…
Cevabını kaybetmiş bir soru…
Ve kara bir kedi..
Şimdi arıyordu seni..
Yanımdan geçti..
Daha şimdi yanımdan geçti..
"ölme sakın hayat güzel"-özür

tam dısarı cıkıp apartmanın kosesını donerken , bir kac sonbahar yapragıyla bırlıkte ruzgardan ucu$an ama ordakı anafora takılıp cok ta uzaga gıdemeyen - sankı bır fılmın yada klibin yavaş cekılmıs bır sahnesı gıbı - sureklı oldugu yerde donup duran beyaz bı poset vardır ya hanı...
HAH.. ISTE TAM DA O PO$ETIN YERINDEYIM SU ANDA....."
7 Ocak 2009 Çarşamba
archive-again
Crushing me inside
You used to lift me up
Now you get me down
If IWas to walk away
From you my love
Could I laugh again ?
If I Walk away from you
And leave my love
Could I laugh again ?
Again, again...
You're killing me again
Am I still in your head ?
You used to light me up
Now you shut me down
If IWas to walk away
From you my love
Could I laugh again ?
If IWalk away from you
And leave my love
Could I laugh again ?
I'm losing you again
Like eating me inside
I used to lift you up
Now I get you down
Without your love
You're tearing me apart
With you close by
You're crushing me inside
Without your love
You're tearing me apart
Without your love
I'm dazed in madness
Can't lose this sadness
I can't lose this sadness
Can't lose this sadness
You're tearing me apart
Crushing me inside
Without your love
(you used to lift me up)
You're crushing me inside
(now you get me down)
With you close by
I'm dazed in madness
Can't lose this sadness
It's riping me apart
It's tearing me apart
It's tearing me apart
I don't know why
It's riping me apart
It's tearing me apart
It's tearing me apart
I don't know why
Without your love
It's tearing me apart
videosu için, (şiddetle önerilir)
http://www.vidyotv.com/izle/220490/muzik/archive--again
sadece şarkıyı dinlemek için,
http://www.archive.org/details/Archive-Again
kırık ayna
broken.jpg)
6 Ocak 2009 Salı
örümcek

1 Ocak 2009 Perşembe
cem adrian
Artık mavi değil mi denizler, gökyüzü eskisi gibi…
Kanatlarını kim çaldı…
Artık sende değil mi umutların, bu sessizliğin eskisi gibi…
Al! Sar kendini bu tülden duayla sarın üşüme gelir geçer de kendine…
Çarp! Savur kendini bu yalnız şarkıyla, itiraf et kendine o gitti…
Bir adam severken, bir adam giderse…
Bir adam gülümserken, diğeri ölürse…
Gözyaşın düşerken, sözlerin biterse…
Ardından uzanırken, ellerin titrerse…
Öyle kal, öyle kal…
Aşk hep sende! "
Cem Adrian