
"Kış bazen aniden gelir
Değiştirir ne varsa
En büyük aşkın bile
Dönüşür yabancıya
Benim yüzüm sana dönük
Seninse duvarlara
Son sözü ettin belki ama
Yalnızsan geceleri
Yalnızsan yatağında
Ve evin de bomboşsa kalbin gibi
Söyle ne fark eder kim haklıysa "
Sertap Erener dinleyicisi olmama rağmen tesadüfen dinlediğim şarkının sözlerini yazmak istedim. kış bir türlü gelmedi aslında, alışılmadık bir biçimde yumuşak geçiyor. çocukken kış geceleri, heyecanla camdan izlerdim karın yağışını. sokak lambalarının altına bakınca ancak ışıktan anlardık yağıp yağmadığını bazen. çok yavaş yağardı çünkü. bir de kar yağdığında geceleri ayrı bir sessizlik olurdu sanki. eğer karın üstüne yağmur yağarsa ben üzülürdüm çok. karlar erirdi. çok sevdiğim yağmura düşman olurdum bir anda. öfkelenirdim. bir an önce dursun isterdim. bir pazar gününü hatırlıyorum, bir pazar sabahını. kötü bir gece geçirmiştim. hastaydım. sabah uyandığımda pencereden baktığımda nasıl sevinmiştim bembeyaz sokakları görünce. hiç kimsenin ayak basmadığı bemyeyaz pürüzsüz karlar.. yağmaya da devam ediyordu. hemen inip, hiç basılmamış bir kara basmak arzusu. böyle gıcırdayan bir ses çıkar ayaklarının ardından. arkanda ayak izlerini bırakarak yürürsün... ta ki başka birisi basana kadar.. kış hala gelmedi.. sonra bu şarkı çaldı ya.. bu uzaklık içinde aşkların yabancılaşması, o duygu, taht kurdu beynimin orta yerine. son söz edilmedi daha, ve kim haklı belli değil hala, ama sertap'ın da dediği gibi "ne farkeder kim haklıysa...
Değiştirir ne varsa
En büyük aşkın bile
Dönüşür yabancıya
Benim yüzüm sana dönük
Seninse duvarlara
Son sözü ettin belki ama
Yalnızsan geceleri
Yalnızsan yatağında
Ve evin de bomboşsa kalbin gibi
Söyle ne fark eder kim haklıysa "
Sertap Erener dinleyicisi olmama rağmen tesadüfen dinlediğim şarkının sözlerini yazmak istedim. kış bir türlü gelmedi aslında, alışılmadık bir biçimde yumuşak geçiyor. çocukken kış geceleri, heyecanla camdan izlerdim karın yağışını. sokak lambalarının altına bakınca ancak ışıktan anlardık yağıp yağmadığını bazen. çok yavaş yağardı çünkü. bir de kar yağdığında geceleri ayrı bir sessizlik olurdu sanki. eğer karın üstüne yağmur yağarsa ben üzülürdüm çok. karlar erirdi. çok sevdiğim yağmura düşman olurdum bir anda. öfkelenirdim. bir an önce dursun isterdim. bir pazar gününü hatırlıyorum, bir pazar sabahını. kötü bir gece geçirmiştim. hastaydım. sabah uyandığımda pencereden baktığımda nasıl sevinmiştim bembeyaz sokakları görünce. hiç kimsenin ayak basmadığı bemyeyaz pürüzsüz karlar.. yağmaya da devam ediyordu. hemen inip, hiç basılmamış bir kara basmak arzusu. böyle gıcırdayan bir ses çıkar ayaklarının ardından. arkanda ayak izlerini bırakarak yürürsün... ta ki başka birisi basana kadar.. kış hala gelmedi.. sonra bu şarkı çaldı ya.. bu uzaklık içinde aşkların yabancılaşması, o duygu, taht kurdu beynimin orta yerine. son söz edilmedi daha, ve kim haklı belli değil hala, ama sertap'ın da dediği gibi "ne farkeder kim haklıysa...