
hayatıma bazen boşvermiş ama herzaman aramıza hoşgelmişler ola canım ciğerim sevgi kelebeğim adsız kişiliğim "bilge said that'im"
bir ara koyu kestaneydi, uzun uğraşlar sonucu kızıl oldu, yolda çevirip de sorarlardı kendisine "pardon bayan çok vahşisiniz tanışabilirmiyiz?" diye
sonraları kızıllık kırmızılığa dönüştü, o sıralar köprü altı, midye bira günlerimiz vardı, bol fotoğraflı gecelerimiz bir de..
bir yaz tatili geldi ansızın, köyün delilerini oynadık bi müddet, saçma sapan anılar olarak hatırlandıkça gülünecekler listesine ekledik.
amfilerde sigara içerdim ben, o da gülerdi çok, farelerle de muhattap olduk bazen, ben hayvansever takılıp da laboratuvarları terketmeye yeltenirken, pidecide yediğimiz pidelerimiz vardı, ayranlı bööle mis gibi, kilolarım ordan kalmadır sorarsanız bana..
fotoğraf stüdyosunda çeşit çeşit pozlarımız vardı onla, ama hep en iyi kareleri ben yakalamıştım onun hayatında..
korkar korku filminden de, göğsüme yatmak ister o zamanlarda..
hayır korku filmi dediğimiz anlamsız şeyler çıkar sonunda, güleriz..
birde bir pasta boyu şekerpare hayallerim vardı benim, ama bir çikolatalı pastayı kaşıkla yeme becerisini geliştirmişken o, ben evrimde geri kalmış bir maymundum herzaman..
her muhabbet göbek hizasında takılır, hızla aşağılara düşerdi, dinleyeni bol red point muhabbetlerde..
şimdi kendisi siyah oldu..
ne çok sverim siyahı da bilir zaten..
yakışmış hatuna ne bok yese yakışıyo zaten,
isterdim şimdi bi fotosunu da koyayım eski "lady rosen red"in ama kızar napalım..
şimdi onun adı bir "black nymph" olsun..
turuncuya, maviye, parlak yeşile kadar yolumuz var..
yolumuz açık olsun:)))