bir hüzün sardı beni yine :))
7 Kasım 2009 Cumartesi
6 Kasım 2009 Cuma
rüya
hissediyorum!
elimin ayarı kaçmaya başladı.
çok kötü bir rüya gördüm bu gece yine, deliksiz uyumuşum ama
hani kötü rüyalarda insan korkup uyanır ya
öyle de olmadı.
salak gibi hikayenin sonuna kadar izedim
yaşadım.
uyandığımda ağlıyodum.
rüyalarda ağlarken herkes benim gibi ağlar mı gerçekten bilmiyorum.
ne gördüğümle ilgili ipucu da vermicem
gerek yok zaten
ama
bok gibi uyandım.
yolda elime kitap aldım
içim sıkıldı okuyamadım.
müzik dinliyim dedim.
ne dinlediğimi farketmedim bile.
ama rüyamda dinlediğim şarkıyı hatırlıyodum.
bu şarkıyı dinleyerek ağlıyodum..
"tell me tell me is life just a playground
think you’re the real deal honey
and someone’ll always look after you
but wake up baby
you’re so totally deluded
you’ll end up old and lonely
if you don’t get a bullet in your head
good luck good luck
good luck in your new bed
enjoy your nightmares honey
when your’re resting your head
you sold me sold me
sold me down the river now
hope you’re feeling happy now
now you’ll always have a sneer in your smile
but wake up baby
you’re so totally deluded
you’ll end up old and lonely
if you don’t get a bullet in your head
good luck good luck
good luck in your new bed
enjoy your nightmares honey
when you’re resting your head
and i’m glad so glad that i’m done with you
no more crying crying leaving me so black and blue
you backed me up against the wall but i stand tall
don’t give a damn no more
oh baby bye bye
no more lies
no more lies
no more lies
without you
good good luck
in your new bed
enjoy your nightmares
when you're resting your head"
off yaa rüyamda bile iyi dilekler içersindeyim
bu nasıl bir çelişki?
elimin ayarı kaçmaya başladı.
çok kötü bir rüya gördüm bu gece yine, deliksiz uyumuşum ama
hani kötü rüyalarda insan korkup uyanır ya
öyle de olmadı.
salak gibi hikayenin sonuna kadar izedim
yaşadım.
uyandığımda ağlıyodum.
rüyalarda ağlarken herkes benim gibi ağlar mı gerçekten bilmiyorum.
ne gördüğümle ilgili ipucu da vermicem
gerek yok zaten
ama
bok gibi uyandım.
yolda elime kitap aldım
içim sıkıldı okuyamadım.
müzik dinliyim dedim.
ne dinlediğimi farketmedim bile.
ama rüyamda dinlediğim şarkıyı hatırlıyodum.
bu şarkıyı dinleyerek ağlıyodum..
"tell me tell me is life just a playground
think you’re the real deal honey
and someone’ll always look after you
but wake up baby
you’re so totally deluded
you’ll end up old and lonely
if you don’t get a bullet in your head
good luck good luck
good luck in your new bed
enjoy your nightmares honey
when your’re resting your head
you sold me sold me
sold me down the river now
hope you’re feeling happy now
now you’ll always have a sneer in your smile
but wake up baby
you’re so totally deluded
you’ll end up old and lonely
if you don’t get a bullet in your head
good luck good luck
good luck in your new bed
enjoy your nightmares honey
when you’re resting your head
and i’m glad so glad that i’m done with you
no more crying crying leaving me so black and blue
you backed me up against the wall but i stand tall
don’t give a damn no more
oh baby bye bye
no more lies
no more lies
no more lies
without you
good good luck
in your new bed
enjoy your nightmares
when you're resting your head"
off yaa rüyamda bile iyi dilekler içersindeyim
bu nasıl bir çelişki?
5 Kasım 2009 Perşembe
behlül kıyafet:)
keşke 2
keşke
aşk dediğinen sığ zihnin içinde bile
kendi sanatını yaratır
görünmezi görür
duyulmazı duyar
aşk korkmaz çıplaklıktan
soyunur...
ah keşke uzaklaşabilsem önyargılardan
korkulardan
gördüğümün ötesinin de olduğuna
inansam ufka bakarken
çizgiyle ayırmasam sınırlarımı
duvarlarımı yıksam
korkmasam çıplaklıktan
soyunsam...
soyunsam
"ben" kalsam
"kendim" kalsam..
keşke...
4 Kasım 2009 Çarşamba
laf olsun diye

yetişkinlere uygun bir içeriğe sahip bir blogum var, maşallah yazdıklarım ilkokul seviyesi,
küfürleri saymıyorum, çünkü benden daha geniş bi küfür bilgileri var sevgili ergenciklerimizin.
zaten bir ergencik neden gelip de benim çöplüğe dönmüş blogumu okusun ki dimi ama..
bu fotoğrafı ne zamandır koyucam ama uygun modumu bekliyordum.
bugün de buna uygunum,
sorarsanız neden bugün diye hiç bir özel anlamı yok,
gri bir fon ve çok sevdiğim çilek iliştirilivermiş çatal arasına
böyle fotoğraflarda beni bi merak sarar
yüzü nasıl acaba diye
sizi de sardı mı bilmem
hani şu çarşaflı fantezisi gibi, daha görmediğimiz ne cevherler var hesabı
burda gerçi cevherin görülmeyen kısmı kalmamış ama olsun
ben bu bedene süper seksi kırmızı rujlu bir dudak hayal ettim
gözler de gri siyah olsun
dudaklar ve çilek dışında herşey renksiz.
garip bir şekilde bana sürekli sorulan soruyu hatırlattı bu resim
gerçekten alakasız ama
ne zaman turuncu pallmall sigaramı görseler
"aaa, portakallı mı bu eheueheuehu" gibi
çok sığ zeka esprilere maruz kalıyorum.
bunu söylerken de üzgünüm, hemen herkes yapmıştır heralde bu espriyi
kusura bakmayın.
sabah büfeye gittim, 1 bçk aydır 30 kere sigara aldığım adam vardı yine
1 turuncu pallmall dedim
5 ytl uzattım
suratıma baktı ve
bana 1 jeton ve bir sürü bozukluk geri verdi
ben de adamın suratına baktım ve pallmall? dedim
"aaa, pardoon ya, jeton ve pallmall ne alaka yaa dimi, sorsanıza ne alaka diye" diyip güldü
ama bu gülme süresi bayağa uzadı kanımca, ben sigaramı aldım arkamı döndüm hala gülüyordu.
bunu niye anlattım, hiç bir anlamı yok tabiki..
bir anlamı mı olmalı sonuçta?
yooo
bir resimden geldiğim noktalara bakıyorum da
epey yol almışım.
hah bağlantıyı buldum şimdi, kırmızı pallmalldan gelmişti tüm bunlar aklıma,
kırmızısını içsem çilekli mi diye sorucaklar mı merk ediyorum.
nasıl bir çelişki bendeki şuan anlamadım.
saçmalama potansiyelim maksimum bu sabah
çöplük dedim ya haklıyım.
laf olsun diye yazıyorum zaten.
öölesine.
3 Kasım 2009 Salı
vahşi yaşam senfonisi
dert babası oldum resmen,
hiç sormuyo da işin var mı gücün var mı,
hıı hıı diyorum sadece
dinlemiyorum aslında
çok sıkıldım.
kadın milletinin dedikodu potansiyeline şaşkın gözlerle bakıyorum,
hiç bitmiyor anlatmak istedikleri
anlattıklarının doğruluğunu da sorgulayamam.
zaten anlatılanlar da benle alakalı değil
ne kafa yorucam
"seni kızım gibi görüyorum, o yüzden anlatıyorum"
ama ben senin kızın değilim.
sen bana kendi öz kızını da anlatıyorsun zaten...
için sıkıldı bu sabah
"aile içi mevzulara karışmam ben ablacım" dedim
"olsun dinle, anlatmazsam çatlıycam" dedi
konuşmaya ihtiyacı varmış
bol küfürlü aile mazisi
kim kime ne dedi
nereye gitti bu paralar
boşansa mı boşanmasa mı falan
kurbanlık koyun gibi bekledim.
insanları dinlemek için ayırdığım vaktin çeyreğini bile
kedime ayırmıyorum ben
aynı odada içi içe çalışınca insanlarla
karnınlarının gurultusu
bağırsaklarında dolaşan gaz
diş gıcırtısı
ağız şapurtısı
özel telefon konuşmaları
geğirmeleri
gizli osurmaları
hatta nefes alışlarını bile duyar oldum
yeni müziğim doğal sesler
vahşi hayata merhaba senfonisi
birazdan vahşi yaşan isimli derse gidiyorum okula
o da ayrı sıkıcı
okurken bile sıkılabilirsiniz
içini zi baydım biliyorum.
hadi görüşürüz
hiç sormuyo da işin var mı gücün var mı,
hıı hıı diyorum sadece
dinlemiyorum aslında
çok sıkıldım.
kadın milletinin dedikodu potansiyeline şaşkın gözlerle bakıyorum,
hiç bitmiyor anlatmak istedikleri
anlattıklarının doğruluğunu da sorgulayamam.
zaten anlatılanlar da benle alakalı değil
ne kafa yorucam
"seni kızım gibi görüyorum, o yüzden anlatıyorum"
ama ben senin kızın değilim.
sen bana kendi öz kızını da anlatıyorsun zaten...
için sıkıldı bu sabah
"aile içi mevzulara karışmam ben ablacım" dedim
"olsun dinle, anlatmazsam çatlıycam" dedi
konuşmaya ihtiyacı varmış
bol küfürlü aile mazisi
kim kime ne dedi
nereye gitti bu paralar
boşansa mı boşanmasa mı falan
kurbanlık koyun gibi bekledim.
insanları dinlemek için ayırdığım vaktin çeyreğini bile
kedime ayırmıyorum ben
aynı odada içi içe çalışınca insanlarla
karnınlarının gurultusu
bağırsaklarında dolaşan gaz
diş gıcırtısı
ağız şapurtısı
özel telefon konuşmaları
geğirmeleri
gizli osurmaları
hatta nefes alışlarını bile duyar oldum
yeni müziğim doğal sesler
vahşi hayata merhaba senfonisi
birazdan vahşi yaşan isimli derse gidiyorum okula
o da ayrı sıkıcı
okurken bile sıkılabilirsiniz
içini zi baydım biliyorum.
hadi görüşürüz
2 Kasım 2009 Pazartesi
erken teşhis hayat kurtarır:)
slogan arıyorum ama en klişelerinden başlayarak tabiki:)
en çok kullanılan "erken teşhis hayat kurtarır" sloganıyla ilgili Penguen yorumunu okuyunca koptum:)
polisler kadına sormakytadır:
-size saldıranı teşhis edebildiniz mi?
+eö, bana kimse saldırmadı ki!
-olsun erken teşhis hayat kurtarır.
ben mi çok salağım yoksa bu mu çok komik anlamadım.
gülüyorum lan bi saattir:)
en çok kullanılan "erken teşhis hayat kurtarır" sloganıyla ilgili Penguen yorumunu okuyunca koptum:)
polisler kadına sormakytadır:
-size saldıranı teşhis edebildiniz mi?
+eö, bana kimse saldırmadı ki!
-olsun erken teşhis hayat kurtarır.
ben mi çok salağım yoksa bu mu çok komik anlamadım.
gülüyorum lan bi saattir:)
dua
canımı sıkıyor bu blog, resim ekleyemiyorum.
ayrıca hiç birşey de duymuyorum şuan, duymak da istemiyorum.
zaten herzaman imla hatası yaparım, yazmaya çalışırım hatalarla dolu.
sonra üzülürüm...
ama ben bugün hata yapmak istiyorum.
eskilerden olanları görüdm hep rüyamda, kötü uyandım
bir cinayete kurban gittim
faili meçhule karıştım.
sonra üşüyerek uyandım sabah, çok erken kalktım çünkü, kaloriferler yanmamıştı,
buz gibi bekledim.
suratım sapsarı, bir tek sivilcelerim kırmızı.
saati erteleyip durdum hep,
tek amacım tekrar tekrar dinlemekti melodiyi, 6 bçktan 7:40 a kadar tekrar tekrar dinledim, o usandı ben usanmadım.
her 10 dk seni andım.
üşüdüm ya sabah aklıma geldin..
üşümeseydim bu kadar özlemezdim.
siyahlara büründüm yine, yakışmıyormuydu bana gerçekten onu düşündüm sabah,
daha mı zayıf olmalıydım
ve daha mı az küfür etmeliydim
herşeyi daha az bilmeliydim ya da..
bu sabah gri yağmurlu gökyüzünde beliren gökkuşağı gibi
tezat bir duruşum vardı.
hayatta hep olduğu gibi.
konuşmaya yasaklı konularımızı düşündüm durmadan.
yasaklar cezbetti,
konuşmazsak olmazdı belki sana göre
elimde değil
düşündüm işte..
rüzgar çok sert esiyordu vapurda,
sessiz ağladım
ağladığımı sandım ya da
bu sabah kötü uyandım kısacası.
topuklu ayakkabılardan tekrar nefret ettim,
saçlarımı siyaha boyatmak
ve tırnaklarımı en dibinden kesmek istedim.
seni değişmedim,
sana değişmedim.
ve ölen bir kedi için dua ettim.
ayrıca hiç birşey de duymuyorum şuan, duymak da istemiyorum.
zaten herzaman imla hatası yaparım, yazmaya çalışırım hatalarla dolu.
sonra üzülürüm...
ama ben bugün hata yapmak istiyorum.
eskilerden olanları görüdm hep rüyamda, kötü uyandım
bir cinayete kurban gittim
faili meçhule karıştım.
sonra üşüyerek uyandım sabah, çok erken kalktım çünkü, kaloriferler yanmamıştı,
buz gibi bekledim.
suratım sapsarı, bir tek sivilcelerim kırmızı.
saati erteleyip durdum hep,
tek amacım tekrar tekrar dinlemekti melodiyi, 6 bçktan 7:40 a kadar tekrar tekrar dinledim, o usandı ben usanmadım.
her 10 dk seni andım.
üşüdüm ya sabah aklıma geldin..
üşümeseydim bu kadar özlemezdim.
siyahlara büründüm yine, yakışmıyormuydu bana gerçekten onu düşündüm sabah,
daha mı zayıf olmalıydım
ve daha mı az küfür etmeliydim
herşeyi daha az bilmeliydim ya da..
bu sabah gri yağmurlu gökyüzünde beliren gökkuşağı gibi
tezat bir duruşum vardı.
hayatta hep olduğu gibi.
konuşmaya yasaklı konularımızı düşündüm durmadan.
yasaklar cezbetti,
konuşmazsak olmazdı belki sana göre
elimde değil
düşündüm işte..
rüzgar çok sert esiyordu vapurda,
sessiz ağladım
ağladığımı sandım ya da
bu sabah kötü uyandım kısacası.
topuklu ayakkabılardan tekrar nefret ettim,
saçlarımı siyaha boyatmak
ve tırnaklarımı en dibinden kesmek istedim.
seni değişmedim,
sana değişmedim.
ve ölen bir kedi için dua ettim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







